Posts by Türker Manavoğlu

Özgüveninizi Nasıl Arttırabilirsiniz?

Özgüveninizi Nasıl Arttırabilirsiniz?

1İş hayatında, ilişkilerde, arkadaşlıklarımızda en önemli şeylerden biri de özgüvenimiz. Herkesin dilinde bir “Özgüvenim şöyle, özgüvenim böyle” türü cümleler var. Peki nedir bu özgüven dediğimiz şey?

Öz-güven = Özüne yani kendine güvenmek

Demek ki özgüvensizlik dediğimiz şey de, aslında kendine güvenmemek. Peki, güvensizlik nereden geliyor?

Korkudan geliyor. Başaramama korkusundan, yanlış yapma korkusundan, reddedilme korkusundan, hata yapma korkusundan geliyor. Buraya kadar hemfikir miyiz? Süper; o zaman devam edelim…

Başarısızlığa uğramayan, asla yanlış yapmayan, asla hata yapmayan, kusursuz insanlar var mı? Elbette var; en yakın mezarlıkta onlardan bol bol bulabilirsiniz.... Devam...

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

unhappy-people1Farkında mısınız; tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yoğun bir şekilde stres ve bilgi bombardımanı altındayız. Bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanlar yetmiyormuş gibi, şimdi bir de akıllı telefonlarımızla oynamaya başladık. Sürekli zihnimizde düşünceler, sürekli beynimizde cümleler var. Sanki tren istasyonuna yakın bir yerde yaşıyormuşuz gibi, zihnimizden sürekli trenler gelip geçiyor tüm gürültüsüyle…  Kiminin treni daha büyük, kiminin daha küçük, ama hepimizin kafasında çuf çuf diye giden trenler var.

Farkında mısınız; insanlar artık gülmüyorlar. İnsanlar artık zihinlerindeki düşüncelerle ve telefonlarıyla, bilgisayarlarıyla yaşıyorlar. Sabahları işe giderken; yolda hayattan bezmiş, ölü insanlar görüyorsunuz. Gözlerindeki ışık sönmüş, ama oksijen soluyan kalabalıklar…... Devam...

Kendini Sevmek

Kendini Sevmek

Slove-yourselfon zamanlarda klişe bir laf ortaya çıktı: “Kendini sev!” İyi de nedir bu “Kendini sevmek?” Kendimizi nasıl seveceğiz? Okşasak olmaz mı?

Sevginin ne olduğu konusunda toplum olarak kafamız çok karışmış durumda. Çünkü biz sevdiğini kıskanan, onu sahiplenen, kısıtlayan, başkasına yan gözle baktırmayan bir milletiz. Kendimizi de böyle seveceksek vay halimize. Bence sırf zarar ziyan olur.  Hiç bulaşmayın.

Peki nedir gerçekten de kendini sevmek?

Çok sevimli bir kedi gördüğünüzde, çok güzel bir bebek gördüğünüzde, hoş kokulu bir çiçeği kokladığınızda nasıl bir sevgi hissediyorsunuz?... Devam...

İçinizdeki Çocuğu Canlandırın!

İçinizdeki Çocuğu Canlandırın!

happy-kids-sHatırlıyor musunuz çocukluğunuzu? Hayat çocukken ne kadar da güzeldi. Sürekli bir eğlence, sürekli bir kutlama halindeydiniz. Dünya sizin için çok renkliydi. Evet, arada üzülüyor ve ağlıyordunuz da. Ama günün sonunda yatağa büyük bir mutlulukla ve hayallerinizle giriyordunuz. Hatırladınız mı? Hayal kurarak uyuyordunuz. Sabah tüm enerjinizle, hiç üşenmeden tüm gün boyunca koşturabiliyordunuz. Terleyince kana kana su içiyordunuz. Sonra tekrar eğlenceye devam. En ufak bir ses, en ufak bir şey size keyif vermeye yetiyordu.

“Ama biz çocukken dünya daha güzeldi, artık bozuldu.” diyebilirsiniz. Evet, sizin çocukken yaşadığınız dünya ile bugünkü dünya arasında çok fark var. Ama bir şey aynı kaldı. Bugünün çocukları için hayat hala daha çok güzel. Bugünün çocukları sizin şu anki halinize göre mutlu. Sadece sizin çocukluğunuzdan daha farklı bir çocukluk yaşıyorlar. Ama yine hayattan keyif almayı biz yetişkinlere göre çok daha iyi biliyorlar.

Peki ne değişti? Sahi, ne değişti ki?... Devam...

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

4105834888_15f900452eHayatın günlük koşturmacasında kendinizi dalgalarla boğuşan bir yüzücü gibi hissettiğiniz anlar oluyor mu? Ona koştur, buna koştur, ona yetiş, buna yetiş… Müdürün kaprisi, müşterilerin nazlanması, piyasanın gidişatı… Amacınız hep mevcut durumu sürdürmek ve geriye gitmeyi engellemek mi? Yani ortalama bir insan olarak ortalama başarılarla hayatınıza devam mı etmek? Acaba tüm yorgunluğunuzun sebebi bu olabilir mi? Daha önce de söylemiştim: Yerinde durmak diye bir şey yoktur, ya ileri gidersiniz ya da geri…

Ortalama olmayı hedeflerseniz, ortalama olarak kalmak için bile sürekli dalgalarla boğuşmaya çalışırsınız.

... Devam...

Meşgul müsünüz, Verimli misiniz?

Meşgul müsünüz, Verimli misiniz?

woman-looking-into-sunset-0925135Teknolojiyle daha çok içli dışlı oldukça, daha çok bilgi beynimize girdikçe tüm dünya olarak farklı türden bir kansere “merhaba” diyoruz: “Dikkat dağınıklığı”. Eskiden dikkat dağınıklığı olan insanlara “deli” muamelesi yapılırken şimdi neredeyse hepimizin beyni dağınık bir öğrenci evi gibi. İşinizi yaparken aynı anda Facebook’u kontrol edip, diğer yandan da sevgilinizin yaptığı odunlukları düşünürken arkadaşlarınıza laf yetiştirme derdinde misiniz? Çok meşgulsünüz ama bir türlü verimli olamıyor musunuz? Gün sonunda beyniniz dağılmış bir şekilde eve gelip, “aslında daha az çalışarak, daha fazla iş yapabilirdim” diyenlerden misiniz? Tebrikler! “Dikkat dağınıklığı olanlar Kulübüne” hoş geldiniz! Evet, maalesef bu kulüp, tam bir kaybedenler kulübü.... Devam...

Rutinden Sıkıldınız mı?

Rutinden Sıkıldınız mı?

Overwhelmed Office WorkerHayatınızın rutine girdiğini düşünüyor ve her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyor musunuz? Hayat hep olduğu yerde mi sayıyor? Dün olduğunuz kişi bugünküyle aynı mı? Sabah işe git, işte vakit öldür, akşam eve gel, uyu, sabah kalk, işe git… Hayatınızdaki tek heyecan Facebook’ta paylaştığınız resmin fazla beğeni ve yorum alması mı? Bazıları daha şanslı; onlar Twitter ve Instagram da kullanıyor. Ama tüm sosyal medyayı dize de getirseniz can sıkıntınızdan ve rutin yaşamaktan bir türlü kurtulamıyor musunuz? Olduğunuz yerde saymak canınızı çok mu sıkıyor?

Çok haklısınız. Bir şey hariç: Olduğunuz yerde duramazsınız; ya ileri gidersiniz ya da geri. Yani şu anda hayatınızın rutine girdiğini ve olduğunuz yerinde saydığınızı düşünüyorsanız aslında geriye doğru gitmişsiniz demektir. Bir daha söylememi ister misiniz? Rutine girdiğinizi düşünüyorsanız, gerilemişsinizdir.... Devam...

Problemleriniz çok mu fazla, yoksa mutsuz musunuz?

Problemleriniz çok mu fazla, yoksa mutsuz musunuz?

Bu hayatta çok fazla derdinizin olduğunu, çok fazla probleminizin olduğunu düşünüyor musunuz? Peki neler var mesela? Müdürünüze gıcık mı oluyorsunuz? Sevgiliniz ya da eşiniz canınızı sıktığında ağzına bir tane yapıştırasınız mı geliyor? Sağlık sorunlarınızdan dolayı yakında uzman hekim mi olmayı düşünüyorsunuz? Yoksa sevdiğiniz adam size abla mı dedi?

Başka?

“Aaah aaahh, öyle büyük dertlerim var ki. Toplasan beş şeritli yol olur, trafik sorunu çözülür” mü diyorsunuz? En yakınlarınıza da bu sorunlarınızdan bahsediyor musunuz? En son arkadaşlarınızla ne zaman dertleştiniz? Hazır, kış da geldi. Depresyon hırkanızı yıkayıp bu kışa hazırladınız mı?... Devam...

Bu kış depresyona değil, mutluluğa kapı açın!

Bu kış depresyona değil, mutluluğa kapı açın!

1İnsanın içini kıpır kıpır ettiren yaz mevsiminin o muhteşem enerjisi usulca yanımızdan ayrılıyor. Artık yağmurlar yavaş yavaş tenimizi ve tüm sokakları ıslatırken, elbette biz de tüm bunlardan etkileniyoruz.  Evet yaz çok güzeldi, deniz, kum, güneş çok güzeldi; ama gelecek seneye kadar tüm bunlara veda ediyoruz… Her mevsim ayrı güzel. Ama, ben sizin biten yaza rağmen daha da güzel olmanızı istiyorum; çünkü bu dünyada mutlu insanlara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Çevrede gülen yüzlere, ışıldayan gözlere, yani size ve muhteşem enerjinize ihtiyacımız var.... Devam...

Enerjinizi Yükseltin, Hayatınız Değişsin!

Enerjinizi Yükseltin, Hayatınız Değişsin!

dv2051009Önceki yazılarımdan birinde “Hayat bir şölendir, kutlamasını bilmeli” demiştim. Bazılarınız aklınızdan geçirmiş olabilirsiniz: “Kutlayalım, tamam da, bu bitkin, bıkmış, üzgün halimle nasıl enerjimi yükselteceğim?” Sizin de aklınızdan buna benzer bir şey geçti mi? O zaman enerjinizi yükseltmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacınız var! Hayatta en temel amacımız mutlu olmaksa eğer, önce mutluluğumuza ve enerjimize odaklanmalıyız. Hayatın koşturmacası içinde bu noktayı çok zeki ve eğitimli insanlar bile o kadar ihmal ediyorlar ki. Yaşam amacınız başkalarının mutluluğu ve zenginliği için çalışmak değil; kendi mutluluğunuz için yaşamak. Asıl amaç bu. Günlük hayatınız ne kadar stresli ve yorucu olursa olsun lütfen her fırsatta aklınıza bunu getirin.... Devam...