fbpx

Problemleriniz çok mu fazla, yoksa mutsuz musunuz?

Bu hayatta çok fazla derdinizin olduğunu, çok fazla probleminizin olduğunu düşünüyor musunuz? Peki neler var mesela? Müdürünüze gıcık mı oluyorsunuz? Sevgiliniz ya da eşiniz canınızı sıktığında ağzına bir tane yapıştırasınız mı geliyor? Sağlık sorunlarınızdan dolayı yakında uzman hekim mi olmayı düşünüyorsunuz? Yoksa sevdiğiniz adam size abla mı dedi?

Başka?

“Aaah aaahh, öyle büyük dertlerim var ki. Toplasan beş şeritli yol olur, trafik sorunu çözülür” mü diyorsunuz? En yakınlarınıza da bu sorunlarınızdan bahsediyor musunuz? En son arkadaşlarınızla ne zaman dertleştiniz? Hazır, kış da geldi. Depresyon hırkanızı yıkayıp bu kışa hazırladınız mı?

Peki bu sorunlarınızın hiçbiri olmasa kendinizi nasıl hissederdiniz? Efendim? “Dünya güzellik kraliçesi gibi mi hissederdiniz?” Bence şimdiden öyle hissedin; birkaç kilo dışında ne eksiğiniz, daha doğrusu fazlanız var zaten onlardan? Ama şaka bir yana, gerçekten de hayatınızda hiç sorununuz olmasaydı… İnsanlara anlatabileceğiniz bir derdiniz, mutsuzluklarınız, sıkıntılarınız, sizi üzen bir şey olmasaydı… Hüzünlü bir şarkı duyduğunuzda aklınıza anılarınız, hüzünleriniz gelmeseydi de, “Amaaan bu ne ezik şarkı böyle” deseydiniz… Yani “problem” kelimesi sizin için sadece bir matematik sorusundan ibaret olsaydı, melankoli nedir bilmeseydiniz hayatınızda bir eksiklik hisseder miydiniz?

Ciddi soruyorum bu soruyu. Bir durup düşünün. Sahiden bir eksiklik olmaz mıydı?

Adsız

Nedir bu eksikliğin adı? Hayatınızdan hangi halka kayıp gidiyor?

Kendinizi dertlerinizle, kederlerinizle ifade etmezseniz, melankolinin dibine vurmazsanız geriye pek de bir şey kalmıyor mu yoksa?

Çünkü aslında problemlerinizden bir kazancınız var. Dert sahibi olmak, mutsuz olmak size kendinizi özel ve önemli hissettiriyor. Gelin itiraf edin; “Ben öylesine farklı, öylesine özel bir insanım ki, bu kadar fazla problemim var” demek içten içten size iyi hissettiriyor. Problemleriniz olmasa kendinizi çıplak gibi hisseder miydiniz? Dost sohbetlerinde neden dert yakınacaksınız probleminiz olmasa? O zaman insanlar size ne diye acıyıp “vah vay” diyecekler ve size özel davranacaklar? Egonuz nasıl beslenecek?

Sadece problemlerin “sihirli” gücü değil elbette. Bir de duygularımız da işin içine giriyor burada. İnsanlar duygularını yoğun şekilde yaşamayı sever. Mutluluğu da, heyecanı da, aşkı da en yoğun şekilde yaşamak isteriz. Peki ya bunları hayatımızda yaşayamıyorsak ve yaşayabilecek gücü kendimizde bulamıyorsak? O zaman diğer uca yönelirsiniz. Yani keder, mutsuzluk ve depresyon. Neden insanlar melankolik bir akşamdan bu kadar keyif alıyorlar hiç düşündünüz mü? Neden hüzünlü şarkılar bu kadar seviliyor? Normalde kimse mutsuz olmak istemez. Ama mutsuzsanız mutsuzluğunuzu daha da körüklemek istersiniz. Çünkü insan, duygularını uçlarda yaşamayı sever.

Ya mutluluğu sonuna kadar yaşayacaksınız, ya da mutsuzluğu… Ama mutsuzluk tatlıdır. Çünkü onu kolayca elde edersiniz ve insanlar size üzülüp acırlar, özen gösterirler. Her türlü kolaylığı sağlarlar. Mutluluk ise zordur. Sürdürmek için güçlü olmalısınız. Kendinize özen göstermelisiniz, bakım yapmalısınız. Hayır saçınıza yaptığınız bakım yeterli değil; ruhunuza da bakım yapmalısınız. Siz mutlu oldukça insanlar size acımayacak. Aksine mutluluğunuzu ve enerjinizi kıskananlar olacak. Yani mutluluğun da bir bedeli var. Tüm bunlara hazır mısınız?

22

Şimdi önünüzde iki seçenek var: Mutluluk ve mutsuzluk. “İyiyim ben böyle. Depresif depresif takılıyorum işte” diyenlerden misiniz? O zaman hep bir ağızdan söylüyoruz: “Batsın bu dünya!” Bence hiç sakıncası yok. Size sonsuza dek, mutsuzluğunuzla mutluluklar dilerim.

Şimdi “Evet, artık problemlerime rağmen güçlü ve mutlu olmak istiyorum” diyenleri görelim? İkinci seçeneğe karar verenlerdenseniz tebrikler! Üç vakte kadar size mutluluk görünüyor. Evren işi gücü bırakıp size koşuşturmayacak belki, ama siz evrenden koparıp alacaksınız mutluluğunuzu. Evet, belki zorlu bir süreç sizi bekliyor. Ama kendinize bakım yaptıkça, kendinizi iyi hissetmeye odaklandıkça bambaşka birisi olacaksınız.

Mutsuz olmak egonuzu besler. O yüzden etrafta bu kadar mutsuz insan var. Mutlu olmak ise yaşamı ve çevrenizdeki herkesi, ama önce kendi ruhunuzu besler…

O zaman ne duruyorsunuz?

Haydi şimdi bütün eller havaya!

ClearMind Uzmanı ve Yaşam Koçu Türker Manavoğlu Deneyim Okulu'nda sizlere daha mutlu ve başarılı bir yaşamın ipuçlarını paylaşıyor. Türker Manavoğlu'nun uyguladığı ClearMind tekniği ile Tüm problemlerinizden kurtulmak için buraya tıklayın.

Comments are closed.