fbpx

Aldatılmak Sizin Suçunuz Değil!

Günümüzde ilişkilerin belki de en sorunlu parçası “aldatılmak”.  Güzelliğinden, mükemmelliğinden bağımsız olarak herkes aldatılmak için potansiyel bir aday olabilir  ve günümüz ünlülerinden, “ikonlarından” gördüğümüz kadarıyla da bu doğru bir iddia. En güzelinden, en karizmatiğine kadar kendini bu durumun içinde bulmamış bir ünlü yok diyebiliriz. Oldukça genel ve toplumun çok büyük bir çoğunluğunu kapsayan bir sorun yani bu.

Aldatılmanın oldukça acı verici bir durum olduğu ortada, peki bununla nasıl başa çıkabiliriz? Acı çekmek zorunda mıyız? Aldatılmış olmamız ne anlama geliyor, bizimle ilgili verdiği mesaj nedir? Bunlara derinlemesine değinmek istiyorum bu yazımda.

Aldatıldığımız zaman, doğal olarak oldukça sarsılırız. Kendimize duyduğumuz güven yok olabilir, hayat tercihlerimizi ve kendimizi sorgulamaya başlayabilir, nerede hata yaptığımızı düşünüp kendimizi sert bir şekilde eleştirebiliriz. Yataktan çıkmak işkence gibi gelmeye dahi başlayabilir.

Pozitif duygular nasıl bizim içinse, negatif duygular da bizim için. Çünkü hepimiz insanız.

Biraz derine inersek temel olarak dört farklı his ön plana çıkıyor bu tarz durumlarda:

  • Değersizlik hissiyatı: Doğal olarak karşıdaki insanın bize değer vermediğini, önemsemediğini hissederiz.
  • Sevgisizlik duygusu: Partnerimizin bizi artık sevmediğini, sevgiyi dışarıda aradığını ve ilişkideki hislerin artık tükendiğini düşünürüz.
  • Yetersizlik duygusu: Karşıdaki insana, partnerimize, yetemediğimizi, bu yüzden de onun dışarıya döndüğünü düşünürüz. Kendimizi sorgulamaya başlarız. Daha fazla ne yapabilirdim? Neleri yanlış yaptım? Sıkıcı mıyım? Yeterince eğlenceli değil miyim?
  • Kandırılmışlık hissi: Partnerimizin bizleri aptal yerine koyduğunu düşünürüz. Bu da dolaylı olarak kendimizi aptal yerine konulmuş gibi görmemizi sağlar, değersiz hissettirir ve ortaya dörtlü bir döngü çıkar.

Olayın sıcaklığı ve öfkesi, üzüntüsü ile ani tepkiler vermek, ani sonuçlara varmak çok kolay olsa da, sakin kalıp detaylıca düşündüğümüz zaman, bunların doğru olmadığını görebiliyoruz. Aptal olduğumuz için mi aldatıldık? Yetersiz olduğumuz için mi?

Hayır.

Bunların hiçbiri doğru değil.

Aldatılma sürecinin nasıl gerçekleştiğine bakmak istiyorum şimdi sizlerle.

Şu durumda hemfikir olalım: Partneriz sizden sıkılmış olabilir, sizi eskisi gibi sevmiyor, önceden olduğu kadar çekici bulmuyor olabilir. Yeni bir heyecan arıyor da olabilir. Bunun çözümü ise ayrılmak, boşanmak, yüzük atmaktır. Aldatmak değildir.

Aldatılmak, sizden çok aldatan kişinin karakteri hakkında şeyler söyler.

Doğru olan çözümü yapmak yerine, partneriniz sizi aldatmayı tercih ediyorsa, bu bir karakter sorunudur.

Ayrılmak yerine ikinci bir insanla beraber olarak, o insana da yalan söylemek, kabul edilebilir bir durum değildir. Aldatan kişinin karakterinde büyük sorunlar olduğunu ortaya koyar.

Aldatılmanız sizin sevilmeye layık olmadığınızı, değersiz olduğunuzu göstermez.

Peki bu acıdan nasıl kurtulabiliriz?

Ne yazık ki insan psikolojisi oldukça karışıktır ve komplekstir. Bu, budur denildiği an öyle olduğuna inanmaz. Bu durumda da aynısı geçerli ne yazık ki. Kendimize hayır, ben değerliyim diyerek kendimize bunu inandırmamız zor olabilir.

İlk önce, ki bu kısım en zoru olsa gerek, olayın en sıcak olduğu, en öfkeli ve üzgün, sarsılmış olduğunuz anda kendi üzerinize gelmeyi bırakın. Kendiniz hakkında ağır konuşmayın, kendinize sıfatlar yakıştırmayın. Sadece kafanızı toparlayın ve düşünün.

“Ben değersiz olduğum için aldatıldım.”

Hayır.

“Ben aptal olduğum için aldatıldım.”

Hayır.

“Ben önemsizim, partnerime yetemedim ve o da beni aldattı.”

Hayır.

Rasyonel olarak durumu inceleyin. Olan biteni anlamaya çalışın. Sevgilinizi inceleyin. Gerekirse, ihtiyaç hissederseniz kendisiyle yüzleşin. Karşısına çıkın ve aklınızdaki bütün soruları sorun.

Bunların hepsini yapın. Yapacağınız son şey ise kendinizi suçlamak olsun.

Partnerizin, sizden ayrılmak yerine sizi aldatması sizin suçunu değildir. Bunu asla unutmayın.

Şunu unutmayın ki, olay sizin karakteriniz, paranız, fiziğiniz değildir. Siz, dünyanın en muhteşem insanı, en zengini ve en yakışıklısı olsanız da aldatılabilirsiniz. Ancak en berbat, en kötü insanı olup aldatılmama şansınız da gayet mevcut. Kendinizi sorgulayacaksanız, bunu sadece partner seçiminiz için yapın. Bunu yapın ki, bu durumdan gerekli dersi çıkarın ve bir daha aynı durum başınıza gelmesin. Burada ince bir çizgi mevcut ancak. Bizler, zihin okuyamıyoruz. Biz, karşıdaki insanın içini bilemeyiz. Bizler ancak tahminde bulunabilir, gözlem yaparız. Geçmişteki tecrübelerimize dayanırız. Karşıdaki insanın karakterini, zor ve doğru olanı yapmak yerine anlık ve çok büyük yanlışlar yapacağını bilemeyiz. Evet, partner seçiminizi sorgulayın, ancak kesinlikle kendinizi bu konuda suçlamayın.

Umarım bu konuda size yardımcı olabilmişimdir. Sizden istediğim tek şey, her ne kadar böyle bir acının büyüklüğü ile bunları yapma zor olsa da, kendinize sıfatlar yakıştırmayın. Sakin olun. Derin nefes alın, ve olayı analiz etmeye çalışın. Unutmayın, aldatılmak sizin suçunuz değil, aldatan insanın suçu.

Bireysel seanslarımda kişiye özel bir yol haritası çıkarıp, seans seans, yavaş yavaş iyileşme yaşıyoruz. Eğer yardıma ihtiyacınız varsa, lütfen istemekten çekinmeyin. Seanslar hakkında bilgi almak için tıklayın.

Daha fazlası için, videolarımızı izlemenizi tavsiye ediyorum.

Daha mutlu günlerde görüşmek üzere, hoşçakalın.

ClearMind Uzmanı ve Yaşam Koçu Türker Manavoğlu Deneyim Okulu'nda sizlere daha mutlu ve başarılı bir yaşamın ipuçlarını paylaşıyor. Türker Manavoğlu'nun uyguladığı ClearMind tekniği ile Tüm problemlerinizden kurtulmak için buraya tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir