toplum

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Çevremizde ne kadar da fazla mutsuzluk ve mutsuz insan var. Diyebilirsiniz ki “Ama ne kadar kirli ve kötü bir dünyada yaşıyoruz, mutsuzluk çok doğal.” Ya da “Ama ben mutlu olmaya çalışsam da benim mutluluğumu gelip birileri mahvediyor.” Üzgünüm ama haklısınız. Ama dünya var olduğundan bu yana kötülük vardı, suç vardı ve birilerine göre dünya hep gitgide daha kötüye gidiyor. Eski romanlara, eski gazete haberlerine bakarsanız bunu çok net görebilirsiniz. Her zaman savaş vardı, her zaman acı vardı, her zaman fakirlik vardı; ama biz mutluyduk. Biz büyüdükçe dünya daha kötüye gitmiyor, biz büyüdükçe içimizdeki masumiyeti, çocuksu düşleri ve hayattan keyif alan tarafımızı bir kenara bırakıyoruz.

Yetişkinlik tahrip edilmiş çocukluktan başka bir şey değildir.

Çocukken mutluydunuz, çünkü amacınız ince hesaplarla günü kurtarmak değil, hayattan keyif almaktı, daha fazla gülmek, daha fazla oyun oynamak, hayatın tadını daha çok çıkarmaktı.

Peki o zaman ne yapmalı?... Devam...

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

unhappy-people1Farkında mısınız; tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yoğun bir şekilde stres ve bilgi bombardımanı altındayız. Bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanlar yetmiyormuş gibi, şimdi bir de akıllı telefonlarımızla oynamaya başladık. Sürekli zihnimizde düşünceler, sürekli beynimizde cümleler var. Sanki tren istasyonuna yakın bir yerde yaşıyormuşuz gibi, zihnimizden sürekli trenler gelip geçiyor tüm gürültüsüyle…  Kiminin treni daha büyük, kiminin daha küçük, ama hepimizin kafasında çuf çuf diye giden trenler var.

Farkında mısınız; insanlar artık gülmüyorlar. İnsanlar artık zihinlerindeki düşüncelerle ve telefonlarıyla, bilgisayarlarıyla yaşıyorlar. Sabahları işe giderken; yolda hayattan bezmiş, ölü insanlar görüyorsunuz. Gözlerindeki ışık sönmüş, ama oksijen soluyan kalabalıklar…... Devam...

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

4105834888_15f900452eHayatın günlük koşturmacasında kendinizi dalgalarla boğuşan bir yüzücü gibi hissettiğiniz anlar oluyor mu? Ona koştur, buna koştur, ona yetiş, buna yetiş… Müdürün kaprisi, müşterilerin nazlanması, piyasanın gidişatı… Amacınız hep mevcut durumu sürdürmek ve geriye gitmeyi engellemek mi? Yani ortalama bir insan olarak ortalama başarılarla hayatınıza devam mı etmek? Acaba tüm yorgunluğunuzun sebebi bu olabilir mi? Daha önce de söylemiştim: Yerinde durmak diye bir şey yoktur, ya ileri gidersiniz ya da geri…

Ortalama olmayı hedeflerseniz, ortalama olarak kalmak için bile sürekli dalgalarla boğuşmaya çalışırsınız.

... Devam...

Siz de “Hayır” Diyemeyenlerden misiniz?

Siz de “Hayır” Diyemeyenlerden misiniz?

77005633

“Bir türlü sevdiklerime hayır diyemiyorum”
“Ama napayım, kırılmasınlar diye hayır diyemedim”
“Onlar kırılmasın diye, bunu istemeye istemeye yaptım”
“Onlar üzülmesin diye ben kendimi üzüyorum”

Yukarıdaki cümleler size tanıdık geliyor mu? Başkalarına “Hayır” diyemediğiniz için, istemeye istemeye bir şeyleri zorla yaparak kendinizi mi kırıp üzüyorsunuz? Farkındasınız değil mi, başkalarına “hayır” diyemediğiniz her an aslında kendinize “hayır” demiş oluyorsunuz. Kendiniz gibi olmaya “hayır” diyerek kendinizi nasıl mutlu edebilirsiniz ki? Mutluluğun birinci koşulu önce kendimiz olabilmek. Buraya kadar benimle aynı düşüncedeyseniz, artık o zaman hayatınızda bir şeyleri değiştirme zamanı geldi sanırım? Bunu daha fazla ertelemeyelim. Hemen, bugün artık bir şeyleri değiştirelim.... Devam...

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Portrait of blond woman with boring lookToplum, gelenekler, adetler, okullar, öğretmenler, akıl hocaları, aile büyükleri, çok bilmiş arkadaşlar… Farkında mısınız, her biri bize “şu doğru”, “bu yanlış” diye reçeteler veriyor. Ne için? Elbette bizim iyiliğimiz için. Peki onlar bizim iyiliğimizi istiyorlar ama, onların iyisi, gerçekten bizim için de iyi mi?

Hayatınıza bir bakın. Burada kimin “iyilerini” yaşıyorsunuz? Sizin içten gelen isteklerinizin, arzularınızın mı? Yani sizin içinizdeki dehanın mı yoksa toplumun size çizdiği modelin mi “iyilerini” yaşıyorsunuz?

Bunu anlamanın çok kolay bir yolu var. Şimdi dürüstçe aşağıdaki sorulara, vaktinizi ayırıp üzerinde düşünerek yanıt verin.... Devam...

Bencil Olmak ve Bencil Olabilmek

Bencil Olmak ve Bencil Olabilmek

bencillik

“Bencil olmak kötüdür.”
“Bencil insanlardan nefret ederim.”

Bu gibi cümleler kuruyorsanız bir kez daha düşünün derim. Mutluluğun anahtarını elinizin tersiyle itiyor olabilirsiniz.

Çünkü aslında, bencillik dünyanın en mükemmel şeyidir.... Devam...

Ne verirsen onu alırsın

Ne verirsen onu alırsın

Sağda solda, orada burada duyuyorum. “Of insanlar artık çok saygısızlar, herkes birbirine nefret kusuyor. Kimse kimseyi sevmiyor.

Peki, eğer öyleyse…

  • Neden benim otobüs şoförüm dünyanın en tatlı ve kibar insanı?
  • Neden yolda yürürken durduk yere tanımadığım insanlar bana tatlı şekilde gülümsüyorlar?
  • Neden hizmet aldığım bütün görevliler inanılmaz güleryüzlü ve yardımsever?
  • Neden çevremdeki neredeyse hiç kimse asık suratlı değil? Niye çoğu insan bu kadar mutlu?

Cevabı çok basit. Sen değişirsen dünyan da değişir. Ne verirsen karşındaki de onu yansıtır. Çünkü evrenin çok basit bir yasası var: Bumerang Yasası

Öfke doluysan öfke alırsın
Sevgi doluysan sevgi alırsın

Yani ne verirsen onu alırsın. Dışarıdaki insanlardan şikayetçiyseniz dışarıya nasıl bir enerji yaydığınıza bakın. Yanıt orada gizli.... Devam...