kişisel gelişim

Kişisel Gelişim Tekniklerinin İşe Yaramamasının 4 Nedeni

Kişisel Gelişim Tekniklerinin İşe Yaramamasının 4 Nedeni

Şu ana kadar çok sayıda kişisel gelişim kitabı okumuş, çok sayıda tekniği uygulamaya çalışmış olabilirsiniz; tıpkı sizin durumunda olan milyonlarca insan gibi. Peki sonrasında gerçekten de o süslü vaatlerde olduğu gibi, hayatınızda köklü değişiklikler ya da başarılara imza atabildiniz mi?

Atamadıysanız endişelenmeyin; zira milyonlarca insan aynı durumda! Kişisel Gelişim Tekniklerinin işe yaramamasının 4 temel nedeni var:

 

NEDEN 1 – Olumlamalar tek başına hiçbir anlam ifade etmez:

“Ben zenginim”, “Başarıya koşuyorum”, “ilişkimde mutluyum” gibi olumlamalar güzeldir, hoştur ama tek başına hiçbir işe yaramazlar. Neden mi? Bir örnekle açıklayalım. Saçlarınız siyah renkte ve onları sarıya boyatmak istiyorsunuz. Saçlarınızı doğrudan sarı renge boyatabilir misiniz? Yoksa önce saçınızın rengini açtırmanız mı gerekir?

coiffeur

Evet saçınızın rengini açtırmalısınız. Olumlamalar da aynen böyledir. Bugüne kadarki inançlarınızı, düşünce kalıplarınızı değiştirmek için önce o düşünceyi yaratan etkenleri ortadan kaldırmanız gerekir. Varsa eğer korkularınızı, çekincelerinizi yenmelisiniz. Bunu yapmadan uygulayacağınız olumlamaları bilinçaltınız “Hadi ordan!” diyerek reddedecektir, hatta daha kötüsü bilinçaltınız her “ben başarılıyım” dediğinizde ne kadar başarısız olduğunu hatırlayarak sizin moralinizi ve inancınızı daha da kötü etkileyecektir.... Devam...

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Çevremizde ne kadar da fazla mutsuzluk ve mutsuz insan var. Diyebilirsiniz ki “Ama ne kadar kirli ve kötü bir dünyada yaşıyoruz, mutsuzluk çok doğal.” Ya da “Ama ben mutlu olmaya çalışsam da benim mutluluğumu gelip birileri mahvediyor.” Üzgünüm ama haklısınız. Ama dünya var olduğundan bu yana kötülük vardı, suç vardı ve birilerine göre dünya hep gitgide daha kötüye gidiyor. Eski romanlara, eski gazete haberlerine bakarsanız bunu çok net görebilirsiniz. Her zaman savaş vardı, her zaman acı vardı, her zaman fakirlik vardı; ama biz mutluyduk. Biz büyüdükçe dünya daha kötüye gitmiyor, biz büyüdükçe içimizdeki masumiyeti, çocuksu düşleri ve hayattan keyif alan tarafımızı bir kenara bırakıyoruz.

Yetişkinlik tahrip edilmiş çocukluktan başka bir şey değildir.

Çocukken mutluydunuz, çünkü amacınız ince hesaplarla günü kurtarmak değil, hayattan keyif almaktı, daha fazla gülmek, daha fazla oyun oynamak, hayatın tadını daha çok çıkarmaktı.

Peki o zaman ne yapmalı?... Devam...

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

unhappy-people1Farkında mısınız; tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yoğun bir şekilde stres ve bilgi bombardımanı altındayız. Bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanlar yetmiyormuş gibi, şimdi bir de akıllı telefonlarımızla oynamaya başladık. Sürekli zihnimizde düşünceler, sürekli beynimizde cümleler var. Sanki tren istasyonuna yakın bir yerde yaşıyormuşuz gibi, zihnimizden sürekli trenler gelip geçiyor tüm gürültüsüyle…  Kiminin treni daha büyük, kiminin daha küçük, ama hepimizin kafasında çuf çuf diye giden trenler var.

Farkında mısınız; insanlar artık gülmüyorlar. İnsanlar artık zihinlerindeki düşüncelerle ve telefonlarıyla, bilgisayarlarıyla yaşıyorlar. Sabahları işe giderken; yolda hayattan bezmiş, ölü insanlar görüyorsunuz. Gözlerindeki ışık sönmüş, ama oksijen soluyan kalabalıklar…... Devam...

Kendini Sevmek

Kendini Sevmek

Slove-yourselfon zamanlarda klişe bir laf ortaya çıktı: “Kendini sev!” İyi de nedir bu “Kendini sevmek?” Kendimizi nasıl seveceğiz? Okşasak olmaz mı?

Sevginin ne olduğu konusunda toplum olarak kafamız çok karışmış durumda. Çünkü biz sevdiğini kıskanan, onu sahiplenen, kısıtlayan, başkasına yan gözle baktırmayan bir milletiz. Kendimizi de böyle seveceksek vay halimize. Bence sırf zarar ziyan olur.  Hiç bulaşmayın.

Peki nedir gerçekten de kendini sevmek?

Çok sevimli bir kedi gördüğünüzde, çok güzel bir bebek gördüğünüzde, hoş kokulu bir çiçeği kokladığınızda nasıl bir sevgi hissediyorsunuz?... Devam...

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

Ortalama Bir İnsan Olmak ve Kendin Olmak

4105834888_15f900452eHayatın günlük koşturmacasında kendinizi dalgalarla boğuşan bir yüzücü gibi hissettiğiniz anlar oluyor mu? Ona koştur, buna koştur, ona yetiş, buna yetiş… Müdürün kaprisi, müşterilerin nazlanması, piyasanın gidişatı… Amacınız hep mevcut durumu sürdürmek ve geriye gitmeyi engellemek mi? Yani ortalama bir insan olarak ortalama başarılarla hayatınıza devam mı etmek? Acaba tüm yorgunluğunuzun sebebi bu olabilir mi? Daha önce de söylemiştim: Yerinde durmak diye bir şey yoktur, ya ileri gidersiniz ya da geri…

Ortalama olmayı hedeflerseniz, ortalama olarak kalmak için bile sürekli dalgalarla boğuşmaya çalışırsınız.

... Devam...

Rutinden Sıkıldınız mı?

Rutinden Sıkıldınız mı?

Overwhelmed Office WorkerHayatınızın rutine girdiğini düşünüyor ve her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyor musunuz? Hayat hep olduğu yerde mi sayıyor? Dün olduğunuz kişi bugünküyle aynı mı? Sabah işe git, işte vakit öldür, akşam eve gel, uyu, sabah kalk, işe git… Hayatınızdaki tek heyecan Facebook’ta paylaştığınız resmin fazla beğeni ve yorum alması mı? Bazıları daha şanslı; onlar Twitter ve Instagram da kullanıyor. Ama tüm sosyal medyayı dize de getirseniz can sıkıntınızdan ve rutin yaşamaktan bir türlü kurtulamıyor musunuz? Olduğunuz yerde saymak canınızı çok mu sıkıyor?

Çok haklısınız. Bir şey hariç: Olduğunuz yerde duramazsınız; ya ileri gidersiniz ya da geri. Yani şu anda hayatınızın rutine girdiğini ve olduğunuz yerinde saydığınızı düşünüyorsanız aslında geriye doğru gitmişsiniz demektir. Bir daha söylememi ister misiniz? Rutine girdiğinizi düşünüyorsanız, gerilemişsinizdir.... Devam...

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Portrait of blond woman with boring lookToplum, gelenekler, adetler, okullar, öğretmenler, akıl hocaları, aile büyükleri, çok bilmiş arkadaşlar… Farkında mısınız, her biri bize “şu doğru”, “bu yanlış” diye reçeteler veriyor. Ne için? Elbette bizim iyiliğimiz için. Peki onlar bizim iyiliğimizi istiyorlar ama, onların iyisi, gerçekten bizim için de iyi mi?

Hayatınıza bir bakın. Burada kimin “iyilerini” yaşıyorsunuz? Sizin içten gelen isteklerinizin, arzularınızın mı? Yani sizin içinizdeki dehanın mı yoksa toplumun size çizdiği modelin mi “iyilerini” yaşıyorsunuz?

Bunu anlamanın çok kolay bir yolu var. Şimdi dürüstçe aşağıdaki sorulara, vaktinizi ayırıp üzerinde düşünerek yanıt verin.... Devam...

Kendine Bakım Yapmak

Kendine Bakım Yapmak

self-careHayatın gündelik stresi içine bazen o kadar dalıyoruz ki, bazen boğuluyormuş gibi hissedebiliyoruz. Arada bizim de nefes almaya ve kendimize gelmeye ihtiyacımız var. Belirli süre ve kilometrelerde otomobillerimize bakım yaptırıyoruz. Aynı şekilde yavaşladığında bilgisayarlarımıza, yeni güncelleme çıktığında telefonlarımıza, lekelendiğinde ya da yıprandığında kıyafetlerimize, ayakkabılarımıza bakım yapıyoruz.

Peki ya kendimize?

Bir arabanın, bilgisayarın, telefonun, kıyafetin bakıma ihtiyacı var da; her gün bin bir türlü işle ve stresle uğraşan sizin, bakıma ihtiyacınız yok mu?

... Devam...