fbpx

kendini iyi hissetmek

Değersiz mi Hissediyorsunuz? Değersizlik Duygusundan Kurtulmak

Kendinizi değersiz mi hissediyorsunuz? Öyleyse açık konuşacağım:

Kandırıldınız. Evet, evet. Kandırıldınız, değersizlik duygusu ile ilgili bilinçaltınıza bir oyun oynandı ve siz de bu oyuna geldiniz. Üstelik o sırada küçüktünüz ve aklınız bu oyunu çözmeye yetmedi. Nasıl mı? Gelin, anlatayım.

Öncelikle neden değersizlik duygusuna bu kadar kafayı taktığımı anlatayım. Kafayı bu kadar takıyorum, çünkü yaptığım bilinçaltı çalışmalarında danışanlarımın bir sürü sorunlarının altında yatan en önemli neden değersizlik duygusu çıkıyor.  

İlişki bağımlılığı probleminiz mi var? Nedeni büyük olasılıkla değersizlik duygusu.

Özgüven eksikliğiniz mi var? Nedeni büyük olasılıkla değersizlik duygusu.

Hayır demekte zorlanıyor musunuz? Nedeni büyük olasılıkla değersizlik duygusu

Kendinizden ödün mü veriyorsunuz? Nedeni büyük olasılıkla değersizlik duygusu

Sevgilinizin ya da eşinizin gözünde “cepte” misiniz? Artık nedenini söylememe gerek var mı?

Kısacası değersizik duygusu bizim hayatımızdaki davranış kalıplarımızı etkileyen en önemli kök nedenlerden birisi. Peki virüs gibi hayatımızın her alanına işlemiş bu duygunun kaynağı nedir?

Hiçbir kronik duygu kendiliğinden, durduk yere “hop diye” ortaya çıkmaz.... Devam...

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Mutlu Olmak için 3 Basit Adım

Çevremizde ne kadar da fazla mutsuzluk ve mutsuz insan var. Diyebilirsiniz ki “Ama ne kadar kirli ve kötü bir dünyada yaşıyoruz, mutsuzluk çok doğal.” Ya da “Ama ben mutlu olmaya çalışsam da benim mutluluğumu gelip birileri mahvediyor.” Üzgünüm ama haklısınız. Ama dünya var olduğundan bu yana kötülük vardı, suç vardı ve birilerine göre dünya hep gitgide daha kötüye gidiyor. Eski romanlara, eski gazete haberlerine bakarsanız bunu çok net görebilirsiniz. Her zaman savaş vardı, her zaman acı vardı, her zaman fakirlik vardı; ama biz mutluyduk. Biz büyüdükçe dünya daha kötüye gitmiyor, biz büyüdükçe içimizdeki masumiyeti, çocuksu düşleri ve hayattan keyif alan tarafımızı bir kenara bırakıyoruz.

Yetişkinlik tahrip edilmiş çocukluktan başka bir şey değildir.

Çocukken mutluydunuz, çünkü amacınız ince hesaplarla günü kurtarmak değil, hayattan keyif almaktı, daha fazla gülmek, daha fazla oyun oynamak, hayatın tadını daha çok çıkarmaktı.

Peki o zaman ne yapmalı?... Devam...

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

Nasıl Daha Fazla Pozitif İnsan Görebilirsiniz?

unhappy-people1Farkında mısınız; tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yoğun bir şekilde stres ve bilgi bombardımanı altındayız. Bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanlar yetmiyormuş gibi, şimdi bir de akıllı telefonlarımızla oynamaya başladık. Sürekli zihnimizde düşünceler, sürekli beynimizde cümleler var. Sanki tren istasyonuna yakın bir yerde yaşıyormuşuz gibi, zihnimizden sürekli trenler gelip geçiyor tüm gürültüsüyle…  Kiminin treni daha büyük, kiminin daha küçük, ama hepimizin kafasında çuf çuf diye giden trenler var.

Farkında mısınız; insanlar artık gülmüyorlar. İnsanlar artık zihinlerindeki düşüncelerle ve telefonlarıyla, bilgisayarlarıyla yaşıyorlar. Sabahları işe giderken; yolda hayattan bezmiş, ölü insanlar görüyorsunuz. Gözlerindeki ışık sönmüş, ama oksijen soluyan kalabalıklar…... Devam...

Kendini Sevmek

Kendini Sevmek

Slove-yourselfon zamanlarda klişe bir laf ortaya çıktı: “Kendini sev!” İyi de nedir bu “Kendini sevmek?” Kendimizi nasıl seveceğiz? Okşasak olmaz mı?

Sevginin ne olduğu konusunda toplum olarak kafamız çok karışmış durumda. Çünkü biz sevdiğini kıskanan, onu sahiplenen, kısıtlayan, başkasına yan gözle baktırmayan bir milletiz. Kendimizi de böyle seveceksek vay halimize. Bence sırf zarar ziyan olur.  Hiç bulaşmayın.

Peki nedir gerçekten de kendini sevmek?

Çok sevimli bir kedi gördüğünüzde, çok güzel bir bebek gördüğünüzde, hoş kokulu bir çiçeği kokladığınızda nasıl bir sevgi hissediyorsunuz?... Devam...

Rutinden Sıkıldınız mı?

Rutinden Sıkıldınız mı?

Overwhelmed Office WorkerHayatınızın rutine girdiğini düşünüyor ve her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyor musunuz? Hayat hep olduğu yerde mi sayıyor? Dün olduğunuz kişi bugünküyle aynı mı? Sabah işe git, işte vakit öldür, akşam eve gel, uyu, sabah kalk, işe git… Hayatınızdaki tek heyecan Facebook’ta paylaştığınız resmin fazla beğeni ve yorum alması mı? Bazıları daha şanslı; onlar Twitter ve Instagram da kullanıyor. Ama tüm sosyal medyayı dize de getirseniz can sıkıntınızdan ve rutin yaşamaktan bir türlü kurtulamıyor musunuz? Olduğunuz yerde saymak canınızı çok mu sıkıyor?

Çok haklısınız. Bir şey hariç: Olduğunuz yerde duramazsınız; ya ileri gidersiniz ya da geri. Yani şu anda hayatınızın rutine girdiğini ve olduğunuz yerinde saydığınızı düşünüyorsanız aslında geriye doğru gitmişsiniz demektir. Bir daha söylememi ister misiniz? Rutine girdiğinizi düşünüyorsanız, gerilemişsinizdir.... Devam...

Siz de “Hayır” Diyemeyenlerden misiniz?

Siz de “Hayır” Diyemeyenlerden misiniz?

77005633

“Bir türlü sevdiklerime hayır diyemiyorum”
“Ama napayım, kırılmasınlar diye hayır diyemedim”
“Onlar kırılmasın diye, bunu istemeye istemeye yaptım”
“Onlar üzülmesin diye ben kendimi üzüyorum”

Yukarıdaki cümleler size tanıdık geliyor mu? Başkalarına “Hayır” diyemediğiniz için, istemeye istemeye bir şeyleri zorla yaparak kendinizi mi kırıp üzüyorsunuz? Farkındasınız değil mi, başkalarına “hayır” diyemediğiniz her an aslında kendinize “hayır” demiş oluyorsunuz. Kendiniz gibi olmaya “hayır” diyerek kendinizi nasıl mutlu edebilirsiniz ki? Mutluluğun birinci koşulu önce kendimiz olabilmek. Buraya kadar benimle aynı düşüncedeyseniz, artık o zaman hayatınızda bir şeyleri değiştirme zamanı geldi sanırım? Bunu daha fazla ertelemeyelim. Hemen, bugün artık bir şeyleri değiştirelim.... Devam...

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Kimin Hayatını Yaşıyorsunuz?

Portrait of blond woman with boring lookToplum, gelenekler, adetler, okullar, öğretmenler, akıl hocaları, aile büyükleri, çok bilmiş arkadaşlar… Farkında mısınız, her biri bize “şu doğru”, “bu yanlış” diye reçeteler veriyor. Ne için? Elbette bizim iyiliğimiz için. Peki onlar bizim iyiliğimizi istiyorlar ama, onların iyisi, gerçekten bizim için de iyi mi?

Hayatınıza bir bakın. Burada kimin “iyilerini” yaşıyorsunuz? Sizin içten gelen isteklerinizin, arzularınızın mı? Yani sizin içinizdeki dehanın mı yoksa toplumun size çizdiği modelin mi “iyilerini” yaşıyorsunuz?

Bunu anlamanın çok kolay bir yolu var. Şimdi dürüstçe aşağıdaki sorulara, vaktinizi ayırıp üzerinde düşünerek yanıt verin.... Devam...

Kendine Bakım Yapmak

Kendine Bakım Yapmak

self-careHayatın gündelik stresi içine bazen o kadar dalıyoruz ki, bazen boğuluyormuş gibi hissedebiliyoruz. Arada bizim de nefes almaya ve kendimize gelmeye ihtiyacımız var. Belirli süre ve kilometrelerde otomobillerimize bakım yaptırıyoruz. Aynı şekilde yavaşladığında bilgisayarlarımıza, yeni güncelleme çıktığında telefonlarımıza, lekelendiğinde ya da yıprandığında kıyafetlerimize, ayakkabılarımıza bakım yapıyoruz.

Peki ya kendimize?

Bir arabanın, bilgisayarın, telefonun, kıyafetin bakıma ihtiyacı var da; her gün bin bir türlü işle ve stresle uğraşan sizin, bakıma ihtiyacınız yok mu?

... Devam...