slider ŞiMDİ DEĞİŞİM ZAMANI

Hazır mısınız?

Deneyim Okulu
Kötü Alışkanlıklar Nasıl Bırakılır?

Kötü Alışkanlıklar Nasıl Bırakılır?

480 (1)Bırakmak istediğiniz alışkanlıklarınız ya da davranışlarınız mı var?

Sigara içmek, kangren olmuş ilişkinize devam etmek, negatif bakış açınızla olayları yorumlamak, vs. vs. Bunların hepsinin temelinde aslında alışkanlıklarınız yatıyor.

Bunların farkındasınız, değiştirmek de istiyorsunuz, ama bir türlü olmuyor mu?

Hiç merak etmeyin. Bu işin de bir kolay yolu, püf noktası var. Gelin önce alışkanlıkların nasıl olup da birer alışkanlık haline geldiğine bakalım.

Alışkanlıklar 2 Sebeple Alışkanlık Haline Gelir:

  1. Yeterince Kez Tekrarlandıkları İçin:
    Bir şeyi yeterince tekrarlarsanız o alışkanlık haline gelecektir.Yapılan bir araştırmaya göre farklı davranışların alışkanlık haline gelmesi için farklı süreler gerekiyor. Örneğin, her sabah kalkıp su içerek güne başlamak istiyorsanız, bu alışkanlığı 7 gün gibi bir sürede kazanırsınız. Ama her sabah kalkıp güne 50 kez mekik çekerek başlamak istiyorsanız, bu alışkanlığı kazanmak 180 gününüzü alabilir. Ama ortalama bir davranış, 66 gün boyunca tekrarlandığında alışkanlık haline geliyor.Yani yeni bir alışkanlık kazanmak 66 gününüzü alıyor. 66 gün sonra artık o davranış sizin için otomatik hale geliyor.
... Devam...

Kişisel Gelişim Tekniklerinin İşe Yaramamasının 4 Nedeni

Kişisel Gelişim Tekniklerinin İşe Yaramamasının 4 Nedeni

Şu ana kadar çok sayıda kişisel gelişim kitabı okumuş, çok sayıda tekniği uygulamaya çalışmış olabilirsiniz; tıpkı sizin durumunda olan milyonlarca insan gibi. Peki sonrasında gerçekten de o süslü vaatlerde olduğu gibi, hayatınızda köklü değişiklikler ya da başarılara imza atabildiniz mi?

Atamadıysanız endişelenmeyin; zira milyonlarca insan aynı durumda! Kişisel Gelişim Tekniklerinin işe yaramamasının 4 temel nedeni var:

 

NEDEN 1 – Olumlamalar tek başına hiçbir anlam ifade etmez:

“Ben zenginim”, “Başarıya koşuyorum”, “ilişkimde mutluyum” gibi olumlamalar güzeldir, hoştur ama tek başına hiçbir işe yaramazlar. Neden mi? Bir örnekle açıklayalım. Saçlarınız siyah renkte ve onları sarıya boyatmak istiyorsunuz. Saçlarınızı doğrudan sarı renge boyatabilir misiniz? Yoksa önce saçınızın rengini açtırmanız mı gerekir?

coiffeur

Evet saçınızın rengini açtırmalısınız. Olumlamalar da aynen böyledir. Bugüne kadarki inançlarınızı, düşünce kalıplarınızı değiştirmek için önce o düşünceyi yaratan etkenleri ortadan kaldırmanız gerekir. Varsa eğer korkularınızı, çekincelerinizi yenmelisiniz. Bunu yapmadan uygulayacağınız olumlamaları bilinçaltınız “Hadi ordan!” diyerek reddedecektir, hatta daha kötüsü bilinçaltınız her “ben başarılıyım” dediğinizde ne kadar başarısız olduğunu hatırlayarak sizin moralinizi ve inancınızı daha da kötü etkileyecektir.... Devam...

İlişkileri Zehirleyen En Büyük Sorun

İlişkileri Zehirleyen En Büyük Sorun

signs-of-a-bad-relationshipİlişkiniz var ve sorun yaşamadan mutlu mesut geçinmek mi istiyorsunuz?

İlişkiniz yok, ama olduğunda acı çekmek yerine, tadını çıkarmak mı istiyorsunuz?

Sadece aşk hayatı değil, sosyal yaşamınızda ve iş hayatınızda da daha iyi bir iletişime mi ihtiyacınız var?

O halde sizi ilişkilerin en büyük zehirleyicisiyle tanıştırayım:

SUÇLAMA!

Evet, evet “suçlama”… Hem de karşı tarafın egosuna basa basa, egosunu ciyaklata ciyaklata suçlama!

 ... Devam...

İnsanlara İstediğinizi Yaptırma Rehberi

İnsanlara İstediğinizi Yaptırma Rehberi

Education-options-influenceİnsanın olduğu, insan beyninin devreye girdiği her noktada bilinçaltı ve bilinçaltı teknikleri de devrede oluyor. İş insan ilişkilerine gelince, neredeyse gönderdiğimiz WhatsApp mesajları kadar, karşı tarafa Bilinçaltı Mesajları da gönderiyoruz. İnsan ilişkilerinde söylediğiniz her bir söz, yaptığınız her bir eylem karşı tarafın bilinçaltında ayrı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu değerlendirme sonucunda da insanlar size olan davranışlarını şekillendiriyorlar.

İster sevgili ilişkileri olsun, ister dostluklarınız, ister iş dünyası… Hiç fark etmez. İnsanlara istediğinizi yaptırmanın ve istemediğinizi yaptırmamanın bir sırrı var. Elbette hiçbir yöntem karşı tarafın özgür iradesini ele geçirmenizi ve kararlarını %100 yönetmenizi sağlamaz, ancak birazdan paylaşacağım yöntemle hayatınızda epey farklılık yaratabilir, ilişkilerinizde çok daha başarılı olabilirsiniz.

Nasıl mı? Birazdan örneklerle konuyu detaylandıracağız, ama öncesinde ufak bir bilgi verelim.

... Devam...

Duygularımızı Dönüştürmek

Duygularımızı Dönüştürmek

4Kendinizi kötü hissederken birden bire iyi hissetmeye ne dersiniz?

Kulağa “hokus pokus” gibi gelse de hepimizin içinde bu güç var. Birazdan anlatacağım bilgilere başka bir yerde rastlama ihtimaliniz çok ama çok düşük. O nedenle bu yazıyı pür dikkat okumanızı, mümkünse bir yerlerde saklamanızı, hatta Facebook duvarınızda paylaşarak daha sonra tekrar tekrar okumanızı tavsiye ederim.

“Duygu” sözcüğünün İngilizcesi “Emotion”, aslında köken olarak “Motion” yani “Hareket” sözcüğünden gelir. Yani bütün duygularımız hareket halindedir, tıpkı bulutlar gibi. Gelirler ve giderler…

Hiçbir duygu ama hiçbir duygu kalıcı olamaz.... Devam...

Eleştiri Korkusu ile Nereye Kadar?

Eleştiri Korkusu ile Nereye Kadar?

özgüvenNe olur başarısız olursan?
Ne olur eleştirilirsen?
Ne olur komik duruma düşersen?

Hayatında yapabileceğin en riskli şey yeni bir şey denememek, yani hiç risk almamaktır. Çünkü hayat bisiklet sürmeye benzer. Olduğun yerde durursan düşersin. 

Olanı olduğu gibi sürdürmen için değil, hayatın sana sunduğu tüm potansiyeli görmen için, kendini gerçekleştirmen için, yani tam anlamıyla “sen” olabilmen için verildi bu hayat sana.... Devam...

Bahçe

Bahçe

kurumus gulAyça son zamanlarda o kadar mutsuzdu ki… 36 yıllık hayatında hep problemlerle uğraşmıştı. Özellikle de son 4 yıldır. Ona değer vermeyip bir de üstüne aldatan sevgilisi yüzünden hayata küsmüştü. Evlilik hayalleri de suya düşmüştü. Depremler hep oluyordu da hiçbiri bu kadar yıkıcı olmamıştı. Zaman sanki aleyhine işleyen bir kum saati, düşen her kum tanesi de bir kor oluyordu Ayça’nın kalbinde. Hem psikolojik anlamda çökmüş ve ilaç kullanmaya başlamıştı, hem de sağlık sorunları son zamanlarda azmıştı. Hastalığı tam teşhis edilememiş, kesin sonuçları birkaç hafta sonra belli olacaktı. Zaten mutsuzdu işinde de… Patronu Mehmet Bey’in bitmek bilmeyen baskısı yüzünden hayatı tam bir kabusa dönmüştü.

Tüm gün boyunca bunları düşünmekten beyni kapkara bulutlarla dolmuştu. Bulutlar hep ilerliyor ama şimşekler hiç susmuyordu. Evinin küçücük bahçesiyle uğraşmak en büyük hobisiydi; ama burası da aynen zihnindeki düşünceler gibi darmadağın bir haldeydi. Sevdiği çiçeklerden çok çirkin yaban otları doldurmuştu bahçeyi. Bahçeyi sulamak için eline her hortum aldığında dakikalarca yaban otlarının kötü görüntüsüne kafayı takardı ve farkında olmadan da hep orayı sulardı.... Devam...

Duyguları Kontrol Etmek

Duyguları Kontrol Etmek

2Duygularınızı kontrol edebilir misiniz?

Cevap: Evet, kesinlikle!

Çok üzgünken, mutsuzken, kendinize güvenmediğiniz anlarda vücudunuz nasıl bir şekil alır? Elbette omuzlarınız hafif yukarı kalkar, yüzünüz asılır, hafif kambur durursunuz, bedeniniz hacim olarak daha az yer kaplar. Adımlarınız bile küçülmeye başlar. Yani aslında ruh haliniz duruşunuzu doğrudan etkiler.

Ruh haliniz nasıl bedeninizin duruşunu etkiliyorsa, bedeninizin duruşu da ruh halinizi doğrudan etkiliyor.

Evet yanlış okumadınız. Bedeninizin duruşu ruh halinizi kesinlikle etkiler!... Devam...

Öfkemizi Nasıl Yönetebiliriz?

Öfkemizi Nasıl Yönetebiliriz?

(Danışanım Güneş Hanım kendi deneyimlerini paylaşmak ve sizlere yeni bakış açıları sunarak katı sağlamak amacıyla bu yazıyı kaleme aldı. Kendisine bu güzel ve yardımsever yaklaşımı için çok teşekkür ederim. – Türker Manavoğlu)

Bugün çok öfkeliydim o nedenle öfke konusunda bir yazı yazmak istedim.

Nelere öfkeleniyoruz en çok?

  • Hakkımızın yendiğini düşündüğümüzde mi?
  • İsteklerimiz yerine getirilmediğinde mi?
  • Başa çıkabileceğimizden fazlası üzerimize geldiğinde mi?
  • Bir şey uğruna başka bir şeylerden vazgeçmek zorunda kaldığımızda mı?
  • Haksızlığa uğradığımızda mı?

Ya da bunlardan hiç biri olmasa bile, biz olduğunu düşündüğümüzde mi?

Belki de benim en çok yaptığım gibi konuşmadan, susarak bunların hepsini içimizde biriktirip alakasız bir zamanda alakasız bir insana patlıyorsunuzdur. Aslında en kötüsü bu; çünkü sonunda suçlu olan ve özür dilemesi gereken kişi mecburen siz oluyorsunuz. Bir de o kişiye mahcup düşüyorsunuz ve öfkenizi yöneltmeniz gereken asıl kişiler ise işin farkında bile olmuyorlar.... Devam...

Mutlu İlişkiler için 4 Adım (4. Adım: Kıskançlığa Elveda ve Özgürlüğe Merhaba)

Mutlu İlişkiler için 4 Adım (4. Adım: Kıskançlığa Elveda ve Özgürlüğe Merhaba)

1Bugün “Mutlu ilişkiler için 4 Adım” isimli yazı dizimizin 4. Adımındayız. Konumuz ise “Kıskançlık ve Özgürlük”. İlk başta ilişki ve özgürlük sözcükleri biraz karşıt gibi gelse de gerçekten sağlıklı bir ilişki ancak kıskançlığın ortadan kalktığı özgür bir ortamda mümkün olabilir.

Eğer ilişkide olduğunuz kişinin…

Sürekli ne yapıp ne yapmadığıyla ilgileniyorsanız
Sürekli sizle vakit geçirmesini istiyorsanız
Görüştüğü kişileri sorgulayarak kıskançlık yapıyorsanız, hesap soruyorsanız

Hem karşı tarafın özgürlüğünden hem de ilişkinizin kalitesinden çalıyorsunuz demektir.  

Ve eğer…

Kaybetme korkusuyla, istemeye istemeye bir şeyleri yapıyorsanız
Arkadaşlıklarınızdan vazgeçiyorsanız
Yapmak istediklerinize engel oluyorsanız

Hem kendi özgürlüğünüzden hem de ilişkinizin kalitesinden çalıyorsunuz demektir.

... Devam...